26.1.09

hangi parmağıma dokundun?

roy: Küçük bir oyun oynamak istiyorum. Ayak
parmaklarımdan bir tanesine dokunmanı istiyorum.

alexandria: Hayır, hikâyeyi anlat.
Mavi Çete’ye ne olmuş?

r: Uzun sürmez.

r: Sadece gidip parmaklarımdan bir tanesine dokun.
a: Tamam.

a: Küçük parmağına dokunuyorum.
r: Hayır!
r: Lütfen, hangisine dokunduğunu söyleme. Ben bileceğim. Oyunun amacı bu.

a: Pekâlâ.

a: Dokunuyorum.


r: Başparmağıma mı dokunuyorsun?
a: Hı hı.

r: Doğru mu söylüyorsun?
a: Bak.
a: Gerçekten.

r: Ah, bildim mi?

a: Ne olmuş?
a: Kardeşine ne olmuş? Kurtarmış mı?

a: Hayır, hayır, hayır, hayır.
a: Bana hikâye okumuyorsun ya?

r: Az önce doğruyu mu söyledin?

a: Hayır. Doğruyu söyledim.

r: Hayır. Hayır dedin, yani doğruyu söylemedin.

a: Hayır, söyledim.

r: Doğruyu mu söyledin?
a: Evet.

r: Parmağıma dokunduğunda?
r: Küçük yalancı.

a: Hayır.

r: Alexandria, bana yalan mı söyledin?
a: Başparmağına dokundum.

a: Acele etmeliyiz!
r: Hikâyeyi bitirmemi istiyor musun?

(the fall / 31:58 - 33:39)
----

neden ki?
küçük kız, gerçekten sadece hikaye devam etsin diye mi yalan söyledi? yoksa; "bak hangi parmağına dokunduğumu bildin" diyerek adamın psikolojisini güçlendirmek miydi amacı? nedeni bilinmez.

peki ya sonuçları?